| SEVGİ VE HOŞGÖRÜ BEKLİYORUZ |
|
|
|
| Yazar Av.Hikmet ÖMEROĞLU | |
| 07 08 2009 | |
|
Son bir kaç gün içerisinde bu sitede bizleri sevirdiren bir çok haberin yanı sıra burukluk yaşadığımız haberlerde yer aldı. Çocukluğumuzdan beri özlemini duyduğumuz bir futbol sahasının yapımına başlanması ve beldemiz gençlerine sunulması bizim gibi yollarda futbol oynamaya çalışan arkadaşlarımızı ve büyüklerimizi son derece memnun etmiştir kanaatindeyim. 1970 li yıllarda Of''da düzenlenen Kaymakamlık Kupası maçlarında elde edilen başarılar ve yaşanan heyecanları unutmak mümkün değil. Hele o başırıları yaşatan başta Kamil hoca olmak üzere Ömer Abdurrahman, Nuri Şirin, Mustafa Akcebe, Nizamettin Hacıkeleşoğlu, Yüksel Aytaş, Mahmut Hacıkeleşoğlu, Hüseyin Acet ve ismini sayamadığım arkadaşlarımız. Ben inanıyorumki bu tesisler o zamanlar yapılmış olsa idi bu gün bu Ülkenin Milli takımlarında Uğurlu Beldesinin adı geçecekti. Şimdi çok geç değil. Gençlerimizin aynı disiplin ve ahlak anlayışı ile hareket etmeleri halinde bu gururu hep birlikte yaşayabiliriz. Ancaak, kardeşin kardeşi vurduğu, aynı aileden kişilerin bile birbiri ile konuşmadığı 1980 öncesi bile yaşanmayan ötekileşmenin bu gün yaşandığını görmenin üzüntüsünü yaşamakta olduğumuzu görüyoruz. Kaymakamlık kupasına üç takım ile katılınmış ve sonuçta ortaya başarısızlık ve üzüntü verici bir tablo çıkmış. Bu ayrışmanın sebebinin sevgisizlik, tahammülsüzlük ve hoşgörü yoksunluğu olduğunu düşünmekteyim. Ne yapmaya çalışıyoruz? Hangi fikre hizmet ediyoruz? Bu ayrışmanın ateşine odun atanlar aklıselim ile bir düşünsünler. Bu beldenin aşağı mahallelisi, yukarı mahallelisi, sağcısı, solcusu, inananı , inanmayayanı hepsi bizim değerlerimizdir. İnanın övüneceğimiz çok değerlerimiz var. Beldemiz için taş taş üstüne koyan, en küçük bir artı sağlayan, fikir veren, örnek olan herkese layık olduğu değeri verelim. Bunu yaparken başka kriterler aramayalım. Ayrışmayı değil birleştirmeyi kendimize hedef edinelim. Bunu yaptığımız takdirde çok güzel ve hayırlı tabloların ortaya çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bilimde, ilimde, sporda adından söz etiren ve en önemlisi kırgınlık ve kızgınlıkların olmadığı, sevgi, saygı ve hoşgörünün hakim olduğu asil insanların yaşadığı bir Uğurlu Beldesi dileği ile herkese sevgi ve saygılar..........
Yorum (2)
![]() ![]() Yorumu yazan Yasemin ÇALIK, August 22, 2009
Malesef bu dedikleriniz çok doğru...eskiyi çok fazla bilmiyorum belki ama anlatılanlara bakınca kimse kendi çıkarlarını herşeyin önünde tutmuyordu.yaşam şartlarından mıdır bilinmez ama herkes kendi çıkarlarının peşine düşmüş günümüzde ve önüne kim çıkarsa çıksın bunu engel olarak görüp onu karşısına almayı göze alabiliyor...bu yüzden bu küsmeler,dargınlıklar bence.
Narsistik Kişilik Bozukluğu nasıl bir kişilik bozukluğudur? Yorumu yazan Barış ACET, August 23, 2009
Seçim süreçlerinde böyle işlerin her dönemde olduğu biliniyor. Bunun önüne geçmek zor olsa gerek. Aslında farklı insanların bir arada yaşamasını sağlayacak unsurların ortadan kalktığı bu dönemde baş olanlara çok büyük sorumluluklar düşüyor. Takip ettiğim kadarı ile beldemizde birlikte yaşamağı ayakta tutan değerlerin aşırı derecede erozyona uğradığı her hali ile görünüyor. Tek bir şeyin hâkim olduğunu gördüm benden mi değil mi? Evet bu düşünce şeklinin yanlış olduğunu insanlarımıza anlatmak ve canlı örneklerini yaşatmadığımız müddet içerisinde Narsistik Kişilik Bozukluğu devam eder. Bu hastalığın belirtileri Tıbben izahı şöyledir. Hasta kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşımaktadır. Başarılarını ve özelliklerini anlatır, üstünlük duygusu, grandiyözite, duygudaşlık kuramama, kendini diğer insanlardan daha üstün ve özel görme, başarı, zeka, akıl, üstünlük gibi konulara kafa yorma, kendini çok sevme, kendine göre, kendi için ve kendi yararına düşünen, kıskanç, kendi çıkarları için başkalarını kullanan, aşırı bencil ve benmerkezci, özel ve eşi benzeri bulunmaz birisi olduğunu savunan, beğenilmek için her şeyi sergileyen, üstün kişi ve kurumlarla ilişkiler kurmayı hak ettiğini savunan kişilerdir. Sevgi, saygı, duygudaşlık, anlayış ve duygusallık hayatlarında pek yer kaplamaz. Bu bozukluğun yapısı kronik olup tedavisi son derece zordur. Psikiyatristin telkinlerine yatkın değillerdir. Çünkü bir başkasının doğrusunu kabul etmeyi güçsüzlük sayarlar. Tedavisi oldukça güçtür. Bu kişiler aslında yapılarından pek de mutsuz değillerdir. Ancak çevresindekiler için son derece zor bir yapıları vardır.
Yorum yapın,sesinizi duyurun?
Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.
|
|
| Son Güncelleme ( 21 08 2009 ) |





















